Çarşamba, 01 Ekim 2008 01:00

Aladağlar Akçay Geçidinde Meydana Gelen Kazanın Raporu

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)
Tanju Duru’ ya Allah’ tan rahmet, ailesine, tüm sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Bu acı günlerimizde bizi yalnız bırakmayan ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz.

Ekip adına Volkan Çakır


Faaliyet Planlaması

Kazadan 4 hafta evvel Ebru Uçurum ve Tanju Duru bana bayram tatilinde Aladağlar’ a gitmek istediklerini belirttiler ve rota konusunda benden yardımcı olmamı istediler. Ebru Uçurum’ un 1997 eğitim yılında İTÜDAK tan dağcılık eğitimi tam. Aladağlar’ da klasik rota çıkışları var. Tanju Duru’ nun ise temel dağcılık bilgisi var. Kendisi 3 defa Kaçkar trans ve klasikten zirve çıkışı yapmış. Diğer dağlarda da hiking tarzı çıkışları var. Her ikisinin de fizik kondisyonları iyi durumdaydı. Bu noktada ben kendilerine (yalnızca yürüyüş rotası içeren teknik etap içermeyen) doğu-batı yönünde trans önerdim. Önerdiğim rota: Sokullu Pınar’ dan başlayarak Karayalak Vadisi’ nden Çelik Buyduran Geçit’inden geçip Yedi Göller bölgesine varmak (bu rota ticari şirketler tarafından sıklıkla kullanılır), Emler Çıkışı yapmak ve Yedi Göller’ de dinlenmek idi. Geri dönüş için ise Yedi Göller Bölgesi’ nden Adsız yanından Maden Vadisi’ ne geçmek, oradan Akçay Geçit’inden geçerek Dipsiz Göl’ e inip Cimbar Vadisi boyunca devam edip yine Sokullu Pınar’ da faaliyeti bitirmekti.(Bu geçiş de daha seyrek olmakla beraber ticari şirketler tarafından Maden’ deki Karagöl’ e geçiş için kullanılır).
Tanju Duru bana rotanın çalışmasını yapıp GPS kayıtlarını bulmaya çalışacağını söyledi.
(Benim elimde yoktu) İkinci buluşmamızda benim bayram için olan planlarım değişmiş ve partnerim Cevher Bilger’le birlikte Aladağlar’ a gitmeye karar vermiştik. Toplantıda transı Ebrularla beraber yapmaya karar verdik. Ben ve partnerim yürüyüş rotası üzerinde dinlenme günlerinde diğer ekipten bağımsız olarak bazı tırmanışlar yapmayı planladık. Bu yüzden trans boyunca yanımızda 2x50 metre yarım ip ve tam bir lider seti mevcuttu.
Faaliyet Akışı
27.9.2008: Demirkazık Köyü’ ndeki Dağ Evi’ ne varıldı. Ayrıntılı faaliyet bildirimi doldurulup Dağ Evi’ ne bırakıldı. Akşam Dağ Evi’ nde kalındı.
28.9 2008: Sokullu Pınar’ dan saat 08:00 civarında başlanarak Karayalak Vadisi boyunca Çelik Buyduran kamp yerine 5 saatte varıldı. Akşam burada kamp atılıp dinlenildi. Hava kapalı ve hafif yağışlıydı.
29.9.2008: Kamp yerine Duygu Dilaver, Duygu Başoğlu ve Deniz Çakar’ dan oluşan İTÜDAK tan 3. bir ekip katıldı. Bu ekiptekilerin ikisi temel eğitimlerini yeni almıştı ve eğitim dışında ilk dağ faaliyetine geliyorlardı.
Ebru ve Tanju, Emler yaptılar. Ben ve Cevher ise Kızılkaya denedik. Öğleden sonra kampı Yedi Göller bölgesindeki Büyük Göl’ e taşıdık. Sonradan katılan İTÜDAK ekibi de bizimle aynı rotayı izlediği için beraber hareket etmeye karar verdik. Çelik Buyduran tarafı hafif yağışlı Yedigöller açıktı.
30.10.2008: Ben ve Cevher Direktaş denedik. Diğer ekipler göller çevresinde yürüyüş yaptı. Hava daha iyiye gidiyordu; zaman zaman açıyordu.
01.10.2008: Kazanın olduğu gün. Hava tamamen açık ve güneşliydi.
Kaza
Sabah 10.00 gibi kampı toplayarak platonun kuzeyindeki ilk geçide doğru yola çıktık. Herkeste kask ve baton mevcuttu. Adsız’ ın yanındaki geçide vardığımızda saat 14.00 civarındaydı. Maden Vadisi’ ne doğru alçalıp son geçit olan Akçay Geçidi’ ne doğru yükselmeye başladık. O zamana kadar rotada anlamlı bir kar yoktu. Saat 17.00’ de Akçay Geçidi’ nin en tepe noktasındaydık. Artık önümüzde Dipsiz gözükmüş ve yalnızca rahat yarım saatlik bir iniş kalmıştı.(bu rahatlama dağ kazalarının daha çok inişte olması durumuyla çakışmaktadır.)
Uzun bir moladan sonra 17.30-18.00 gibi inişe başladık. Önde biz ortada diğer ekip, arkadan Ebru ve Tanju geliyordu.
Zemin, 30 derece eğimli kaya ve sığ bir çarşaktan oluşuyordu. Geçidin girişinde bu sığ çarşaktan dolayı patika belirgin değildir. Ancak 50 metre kadar alçaldıktan sonra derin çarşak başlar ve patika belirginleşir. Geçide girdikten sonra düz bir hatta iniş mümkün değildir. Çünkü geçidin 150 metre kadar altından başlayan 10-20 metre yüksekliğinde dik setler mevcuttur. Bu yüzden patika geçide girip sağa doğru alçalarak Yıldızbaşı’ nın eteklerine doğru devam etmektedir.
Yerde öbek öbek, 20 cm kalınlığında, yeni yağmış yumuşak kar mevcuttu. Bu da zemini kayganlaştırıyor ve adımınızı daha dikkatli atmanıza sebep oluyordu. Karın yumuşaklığı, derinliği ve yer yer olması, herhangi bir kış teknik uygulaması gerektirmiyor yalnızca dikkatli adım atmayı gerektiriyordu.
Geçide doğru alçalmaya başladıktan 30 metre kadar sonra Tanju’ nun ayağı kayıp düşerek sete doğru 150 metrelik bölümü kayarak geçtiğini gördüm. Herhangi bir panik ve bağırma duymadım. Bu uzun kayıştan sonra setten aşağıya doğru gözden kayboldu.
Bu noktada diğer kişilerde kilitlenme ve hareket güçlüğü (özellikle Ebru’ da ) başladı. Öncelikle ikinci bir kazaya izin vermemek için tüm ekiplerin sağda, daha güvenli bir yere kadar inmeleri sağlandı. Daha sonra ben ilk setin üstüne kadar yaklaştım ve seslenerek temas sağlamaya çalıştım. Görebildiğim 2 sette de yoktu. Böylece elimdeki 100 metrelik iple ulaşabileceğim noktadan daha aşağıdaki setlere düştüğünü anladım. Olası düşüş yerini GPS’ e kaydettim. Bunun üzerine setlere paralel bir şekilde seslenerek inmeye devam ettik. Tabana 100 metre kala ses teması kurduk (saat 19.00). Kendisine inebileceği bir yerde olup olmadığını sordum. “Hayır”, diye cevap verdi. Bilinci açıktı, sesi gür ve düzgün geliyordu. “Yaralı mısın?”, diye sordum. Net bir “Bilmiyorum” cevabı geldi. (Bu da bana açık görebildiği bir yarası olmadığı ancak muhtemel kırıklardan dolayı rahat hareket edemediğini düşündürdü.)
Hava artık kararmaya başladığından görsel tespit yapamadık. Bunun üzerine fener yakarak Tanju’ ya: “Fener yak!”, diye bağırdım. Çok defa tekrarlamama rağmen ışık göremedik. Son olarak ‘Yardım geliyor, dayan’ diye bağırdım. Hemen ardından hızla tabana, hala ses teması kurabileceğimiz yere kadar inip Ebru ve diğer ekibi orada bırakarak (böylece kazazedeyle ses temasını kaybetmeyerek) yardım almak için Arpalık’ a, telefonun çekeceği ilk yere doğru ben ve Cevher yola çıktık.(saat 19.30).Ekibin yerini GPS’ e kaydettik.
Görsel temas olmadığı için yanına çıkmayı denemek, ikinci bir kaza riskini arttıracağından ve kurtarma da sabahın ilk ışıklarıyla başlayacağından dolayı gece haber verip tekrar geri gelmeyi düşündük. Giysisinin iyi olması ve çantasının yanında olması nedeniyle geceyi hipotermiden korunarak geçirebileceğini düşündük.
Kurtarma
21.40: Arpalığa ulaşmamıza çok az kala Jandarma ile telefon bağlantısı sağlandı. Kaza ihbarı yapıldı.
21.50: Arpalığa varıldı. AKUT’ tan Nedim’ le, ITÜDAK’ tan Çağlar, Gökay ve Alper’ le konuşuldu. ORDOS’ a haber verildi. AKUT ve Jandarma ile yapılan konuşmalarda Dağ Evi’ nde buluşulmak üzere söyleşildi.
22.40: Dağ Evi’ ne varıldı. AKUT’ un 4 kişilik ekibi burada hazır bekliyordu. ORDOS’ tan Serhan Poçan’ la bağlantı kuruldu.
23.00: Jandarma Bölük Komutanı Dağ Evi’ ne geldi. Ankara’ dan helikopter talebinde bulunuldu. Alper’ le yapılan konuşmada Antalya’ da ITÜDAK, ORDOS ve diğer kulüplerden teknik kurtarma yapabilecek bir ekibin hazır beklediği haberi geldi.
23.30: Helikopter onay bilgisi geldi. Helikopterin sabah 04.00’ te Dağ Evi’ nde olacağı söylendi. Ekiplerin yola çıkmak için helikopteri beklemesine karar verildi. AKUT’ a ve Serhan Poçan’ a kazazedenin tahmini ve ekibin tam yerinin GPS koordinatları verildi. Yukarıdaki ekiple bağlantıyı sağlayan ama Dağ Evi’ nde çekmeyen telsiz hakkında bilgi verildi. Apışkar Boğazı’ na veya Teke Pınarı’ nın üstüne bu telsiz çıkartılırsa ekiple bağlantı kurulabileceği söylendi.
01.30: Helikopterin iptal edildiği bilgisi geldi. Gerekçe gösterilmedi.
02.00: Niğde Federasyon ekibi Dağ Evi’ ne doğru yola çıktı. Tekrar helikopter isteneceği bildirildi. AKUT ekibinden 3 kişinin hafif ekipmanla kaza yerine doğru çıkması kararlaştırıldı. (Kamp yerinde bulunan ve bize ait olan teknik ekipman hakkında çıkan ekibe bilgi verildi.)
02.30: AKUT ekibi yola çıktı. Federasyon ekibi Dağ Evi’ ne vardı. Geri kalan AKUT ekibinin, Federasyon ekibinin ve bizim ağır arama-kurtarma ekipmanını katırlara yükleyerek saat 04.00’ te beraber kaza bölgesine hareket etmesine karar verildi.
04:00: Tüm ekipler, biz ve ekipman Arpalık’ ta hazırdık ve katırları bekliyorduk.
04.30: Katırların gecikmesi ve ne zaman geleceğinin belli olmaması üzerine ben ve Cevher kaza bölgesine doğru yola çıktık.
05.30: AKUT’ un ilk ekibi kaza bölgesine vardı.
06.30: Oba Yeri’ ne yakın yukarıyla telsiz bağlantısı yeniden sağlandı. AKUT’ tan Nedim’ le konuşulduğunda kazazedenin yer tespitini yaptıklarını, yanına çıkmaya başladıklarını söyledi.
07.30: Ben ve Cevher yukarıdaki ekibin yanına ulaştık. AKUT ekibi kazazedeye ulaştı. Kazazedeyi kaybettiğimiz haberi geldi.
09:00: Diğer ekipler ve ağır ekipman kaza bölgesine ulaştırıldı. İndirme çalışmaları başlatıldı. Tekrar helikopterin onaylandığı bilgisi geldi.
10.30: Helikopterle JAK ekibi olay yerine indirildi. İndirme çalışmalarına JAK da katıldı.
12.00: Bizim ve kazayı yaşayan diğer ekibin olay yerinden helikopterle tahliyesi yapıldı. İndirme çalışmaları 1-2 saat içinde tamamlandı. Ardından kazazedenin ve kurtarma ekiplerinin de tahliyesi gerçekleşti.
Resmi İşlemler
Tahliyeden sonra tüm ekipler Dağ Evi’ nde dinlenmeye alındı. Burada tüm askeri ve idari yetkililerle olay hakkında görüşme yapıldı. Öğleden sonra resmi soruşturma için savcılığa sevk edildik: Çamardı Devlet Hastanesi’ ne gidildi. Burada kazazedenin kimlik teşhisi gerçekleşti. Otopsiyi yapan doktor ve savcıyla yapılan konuşmada ölümün kan kaybına bağlı olduğu ve hızlı gerçekleştiği öğrenildi. (Bu durum, kalan ekibin bir daha ses bağlantısını kuramamasını da açıklamaktadır. Böylece müdahalenin geç kalmışlığı, helikopterin gelmemesi gibi tüm tartışmalar da ne yazık ki anlamını yitiriyor.)
Saat 21.00’ e kadar tüm ekip üyelerinin savcılıkta ifadesi alındı.
Basın
Her zamanki gibi basında yine tutarlı ve gerçekçi haberler çıkmadı.
Aladağlar mevkiinde gerçekleşen tüm kazaların “Demirkazık’ ta oldu” diye yayınlanması alışkanlığı ne yazık ki devam ediyor.
Ben ve partnerim hariç hiçbir ekibin Demirkazık Zirvesini deneyecek tecrübesi yoktu ve denemedi. Kaza, trans rotası üzerindeki yalnızca yürüyüş içeren bir geçitte gerçekleşmiştir.

Yine basında, ‘Arkadaşlarının tecrübesizliği yüzünden zamanında müdahale edilemedi’ ‘amatör eğitimsiz dağcılar’ şeklinde üzücü haberler yer aldı.
Tanju Duru dışında tüm ekipler İTÜDAK mensubu olup tüm dağcılık eğitimleri tamdır. Arama kurtarma konusunda azda olsa bilgi sahibi olanlar bilir ki teknik kurtarma, çok ciddi tecrübe, eğitim ve insan gücü gerektirir. Bu tarz kurtarma yapabilecek ekip sayısı Türkiye genelinde de çok azdır. Bu nedenle benim dışımda kurtarma tecrübesi ve eğitimi olmayan bu ekibe bu misyonu yüklemek doğru olmaz. Yeni dağcılığa başlayan bu ekip orada tüm gece ellerinden geleni yapmışlar, kazazedeyle bağlantıyı koparmamaya çalışmışlardır.
Benim ise tek başıma bir kurtarma çalışmasına girişmem veya tecrübesiz bir ekiple hareket etmem, ikinci bir kazaya davetiye çıkarmak olacaktı.
Basında daha öncede çok defa gördüğümüz ‘izinsiz çıkış yaptılar’ haberi doğru değildir. Dağ Evi’nde ayrıntılı bildirim doldurulmuş ve jandarmaya iletilmiştir.
Son olarak benim tarafımdan basına verilen demeç hakkında da bir açıklama getirmem gerekiyor:
Dağ Evi’ ne ilk vardığımız andan itibaren basın tarafından demeç vermemiz yönünde yapılan teklifleri etik nedenlerle reddettik.
Ancak gece, helikopterin iptal haberi geldikten sonra, helikopter isteğimize dikkat çekmek amacıyla, hemen yayınlanacağını düşündüğümüz kısa bir demeç tarafımdan verilmiştir.
Maalesef basın demeci ancak ertesi gün, ölüm haberi geldikten sonra, montajlayarak kullanmıştır.
Tüm ekip Dağ Evi’ ne indikten sonra basından demeç için yeniden yoğun baskılar gelmiş ancak tarafımızdan tekrar reddedilmiştir.

Kazanın ardından 5.10.2008 tarihinde İTÜDAK içinde tüm üyelere açık kaza değerlendirme toplantısı yapılmış ve bazı kararlar alınmıştır.


Tanju Duru’ ya Allah’ tan rahmet, ailesine, tüm sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Bu acı günlerimizde bizi yalnız bırakmayan ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz.

Ekip adına Volkan Çakır
Okunma 4933 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 29 Ekim 2011 20:57
Yorum eklemek için giriş yapın