Menu

İran - Damavand & Sabalan Faaliyet raporu

 

Katılımcılar : 
1. Mustafa Arız (Rehber) Davamand 5671 + Sabalan 4811 
2. Hafize Yiğit Davamand 5671 + Sabalan 4811 
3. Hatice Çakar Davamand 5671 + Sabalan 4811 
4. Menderes Kulinca Davamand 5671 + Sabalan 4811
5. Ufuk Güvenç Davamand 5671 + Sabalan 4811 
6. Selda Ketenci Davamand 5671 + Sabalan 4811
7. Ali Doğan Çoşgun Davamand 5671 + Sabalan 4811 
8. Ferit Şeremet Davamand 5671 + Sabalan 4811
9. Murat Akay Davamand 5671 + Sabalan 4811
10. Oğuz Kaan Şenol Davamand 5671 + Sabalan 4811
11. Mevlüt Arız Davamand 5671 + Sabalan 4811 
12. Ali Arabacı Sabalan 4811 + Davamand 4800
13. Yaşar Küsbeci Sabalan 4811 + Davamand 4800
14. Cafer Sungur Sabalan 4811 + Davamand 4800
15. Celal Asan Sabalan 4811 + Davamand 4200 
2 Temmuz Cuma : İzmir ekibi otogardan uğurlandı. 
3 Temmuz Cumartesi: İzmir Ekibini, Harem Otogarında, İstanbul İl Temsilimiz Murat Akay karşıladı.Ekip arabalı vapur ile karşıya geçirilip, çantalar Lalelideki İran otobüs firmasının yazıhanesine bırakıldı.Kahvaltı ve şehir gezisi yapan gruba Oğuz ve Celal öğlen 12 gibi katıldı.Öğlen 13,30 da yazıhane önüne gelerek servis beklenmeye başlandı.Gelen servis minibüsü hepimizi alamadığı için üç sefer yaparak bizi Uluslararası otobüs otogarına taşıdı.Burada otobüsler içinden en kötü otobüsü beğendik ancak tahminlerimizin aksine otobüsümüz İran üretimi yeni bir Scania idi.Öğlen 2 de kalkacak otobüs 1 saat rötar ile 3 de kalkdı.Otobüse (İstanbul-Tahran için) adam başı 30$ ücret ödedik.Adapazarı civarlarında otobanda, Bolu otaban çıkışında ve gece bilmediğimiz yerlerde otobüsümüz mola verdi..Yol boyunca İranlı Arife ve eşiyle sohbet edip bilgi aldık.Bir mola yerinde halay çekerek geceye bitirdik. 



4 Temmuz Pazar: Sabah bir mola yerinde yaptığımız ısınma hareketleri herkesin ilgisini çekti.Gene aynı mola yerinde muhabbet eden muavinlerden bizimki diğerine "bizim yolcular deli" dedi.Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Erzurum, Ağrı, Doğubeyazıt üzerinden öğleden sonra 17 gibi Gürbulak sınır kapısına vardık.Yol boyunca otobüs içerisinde oyunlar oynandı horonlar tepildi.İlk başlarda çekingen davranan İranlı yolcularda zamanla bize katıldı.Sınırı geçmeden ekbimizin bayan üyeleri türban ve uzun giysilerini giydiler, bizlerde şortlarımız yerine pantolonlarımızı giydik.Önce Türkiye tarafında, sonra İran tarafında gümrük işlemlerini halledip güzel yurdumuzu geride bırakıp İran topraklarına ayak basdık, dağcı olmanın ilk faydasını görerek çantalarımızı sınırdan aranmadan geçirdik.Gümrükten yaklaşık 3 saatte geçtik. 




Damavand zirve raporlarında adı geçen meşhur koyun kalıntısı, en sonunda fotoğraflamayı başardık :o) Bu koyunun 6-7 sene önce zirveye çıkıp öldüğü rivayet ediliyor, Hava çok soğuk olduğu için hala çok bozulmamış durumda..

Hemen adam başı ortalama 50 $ parayı tümene çevirdik.100 $' a 85.000 Tümen aldık.aslında karşılığında 850.000 riyal veriyorlar (85 adet 10.000' lik riyal).Siz bir sıfırını atıp 10,000 riyali, 1,000 tümen olarak kullanıyorsunuz.Diğer bozuk paraların tamamı içinde aynı şey geçerli.. 1 $=850 Tümen=1,450,000 TL yada 10.000 riyal=1,000 Tümen=1,705,000 TL yapıyor. 

Sınırı geçer geçmez 5 dakika sonra Hacı Ali adlı bir devrim muhafızı tüm otobüsü ve pasaportları bir daha kontrol etti.Nihayet İran Bazargan sınır kasabasına girebildik.İran saati bizim saatimize göre 1,5 saat ilerde.Kaptan bölgenin en iyi rest.unun önüne otobüsü çekti ancak herifler nato kafa nato mermer olduğu için kıllandık ve kendimize başka tatlar bulduk.Bozbaş etli nohutlu bir yemek kola dahil 1200 Tümen.Bazargan da eski bir avukat olan bir türkün işlettiği rest. da var.kebab+pilav+kola+yoğurt 1600 tümen.Karnımızı doyurduktan sonra otobüsümüz yoluna devam etti.Gece bir kaç kere daha pasaport için otobüs durduruldu.. 

5 Temmuz Pazartesi: Gece verilen tuvalet molasının ardından sabah bilmediğimiz bir yerde kahvaltı için durduk.Kötü bir yer.Karpuz kesip kendimize geldik.Sonra nerede ise Tahrana kadar hiç durmadan devam ettik ve 44 saatlik yolculuğun ardından öğlen 13 de yada iran saati ile 14,30 da Tahran Azadi otogarına vardık.Burada bizi İstanbullu üyemiz İbrahimin tanıdığı Ali karşıladı.Sabah 7 de geleceğimiz kendisine söylenmiş saatlerdir bekliyormuş.Geziye Tahrandan katılacak Kemal arkadaşımıza ise erişemedik. 2 saatlik bir araştırmadan sonra Muratın çabaları ile günlüğü 100 $' a bir otobüs(45 kişilik büyük boy) kiraladık.Otobüsü Tüm İran seyahatimizde kullanmak üzere 5 günlüğüne anlaşdık.Şöför Mahmut ve Yardımcısı Sirus eşliğinde Polura doğru yola çıktık.Yolda bir yerlerde öğle yemeği için durduk.Adam başı 1200 tümen vererek. Pilav+kebap+kola yedik. 1,5 litrelik su bakkallarda 200-250 tümene satılıyor yani 350-425 bin lira.Türkiyeden ucuz..Karpuzun kilosu 200-300 tümen, kiraz ve muz 1500-2000 tümenden gidiyor..Türkiye ile aynı..Tekrar yola koyulduk.Bir süre sonra yolumuz bir yol çalışması ile kesilince yanlış yöne gittiğimizi anladık.Tekrar geri döndük bu bize yaklaşık 3 saat kaybettirdi.Dağları aşarken kubbesi ve minaresi Altın kaplı bir cami görüp ziyaret ettik.Nihayet gece 9 gibi Polur' a vardık.Dağcılık federasyonu yetkililerini ziyaret ettik ancak dağ evinin sadece tuvaletini kullanabileceğimizi öğrendik.Aşağıya yola inip rest. lar ile pazarlık yapıp bir yere çöreklendik.Alabalık+pilav+yoğurt+kola için 4000 tümen ödedik.Balıklar çok lezzetli idi.Geceyi bu rest.da sedirler üzerinde uyuyarak geçirdik. 




Zirvenin 100 m aşağıdan fotoğrafı, Yukarı çıkarkan Sülfür gazından az kalsın ölüyorduk.Eskiden sülfür gazı 5300 m civarlarda çıkarmış.Biz de bu irtifalarda biraz hissedip bu kadarcık gazın mı lafını ediyorlarmış demiştik.Zirvenin 50 m altından itibaren çok yoğun bir gaz çıkışı var.Zaten 5600 m de normalin yarısı kadar oksijen var.Bir de sülfür soluyunca oksijen yerine telef olduk..Zirvede rüzgarın esişine göre bir sülfür bir hava soluyorsunuz..Gaz maskeleri bir işe yaramadı..

6 Temmuz Salı: Gece bölük pörçük bir uyku uyuduk.Lokanta çalışanları gece üçe kadar muhabbet etti.İçki içti.Hatta bize bile teklif ettiler..Sabah çok güzel bir kahvaltı yaptık.Bal, kaymak (çok güzeldi), peynir, zeytin ve çay adam başı 1000 tümen...Son eksiklerimizi tamamlayıp, su ve ekmeğimizi yanımıza alıp sabah 09,30 da gelen araçlara binip yola çıktık.Araç başına 3100 m kampına gidiş için 15000 tümen verdik.2 araç tuttuk.Yani kişi başına 2000 tümen vermiş olduk.10,45 de 3100 kampına vardık.Burada bekleyen federasyon görevlisine adam başı 25 $ verdik.Dağda yoğun halde kar vardı.Spor ayakkabı ile gelen iki arkadaşımız buradan kendilerine bot temin ettiler..11,30 da çantaları katırlara vererek yürümeye başladık.Katırlara çanta başı 4,000 tümen verdik.16,00 da 4200 m barınağına vardık.Barınak 30 kişilik..Bir azeri grup vardı.Yarısı dağda yarısı ise geri dönmüş.Kendimize yer bulup çadır açmadık.Kemalin yukarıda dağda olduğunu öğrendik.Yemek yedik azeri kardeşlerimizle muhabbet ettik.Grubun büyük kısmı aklimizasyon tırmanışına gitti.Ben de grup için su ısıttım.Hafize uyanınca biz de önümüzdeki kar kulvarına doğru yükselmeye başladık.Ana grup geri dönüşe geçti.O sırada Azeri grubun inişe geçtiğini gördük.Yükselmeye devam ettik.Sonra öndeki bayanın çığlıklarını duyduk.Yanına yükselmeye başladık.Bayan çığlık çığlığa ve çok korkmuşdu.Su verdik sakinleştirdik.Kemal' den bahsediyordu.Yürüyemiyor, nefes alamıyor, kalbi çalışmıyor deyince aşağıdaki ekibe yardım için anlaştığımız sinyali düdük ile verip hızla yukarıya yükseldik Hafize ile, ve Kemal bana merhaba hocam dedi.Kemale bir şey olmadığını öğrenince çok mutlu olduk.Yükseklik hastalığına yakalanmış zirveye yakın bir irtifada hatta bir ara grubun rehberi Rıza sırtında taşımış Kemali, aşağıya indikçe düzelmiş.Kemal' in yanına refakatçi verip grubun geri kalanını bekledik.Grupta yükseklik hastalığına yakalanmış bir bayan da vardı. 




Zidak ekibi de olay yerine yetişti.Hep beraber yavaş yavaş barınağa geri indik.Yol boyunca azeri kardeşlerimizle muhabbetler şakalaşmalar sanki kendi ülkemizde dağa çıkıyoruz.Rızaya hayran olduk Kemal bey hariç 10 bayanla yola çıkmış.5 bayan zirve yapmış.Üst başları son derece yetersiz.Ancak son derece neşeli ve muhabbet insanlar.Yemek ve sohbet faslından sonra çıkış hazırlıklarımızı bitirip gece 10 gibi yatıyoruz. 

7 Temmuz Çarşamba: Sabah 3 de kalkıp 4 de yola çıkacaktık ancak kuvvetli rüzgar , fırtına nedeni ile çıkışımız 5,20 yi buluyor.Celal barınakta kalma kararı alıyor.14 kişi başladığımız yürüyüşde 4800-5000 m aralığında Cafer, Yaşar ve Ali Arabacı' yı fire veriyoruz.5300' ler civarı hafif sülfür gazı soluyoruz.5550 m civarında Mustafa Hoca 10 dakika mola veriyor.Geriye son bir tepe kaldı.Ancak son adımlar işkence oluyor yoğun sülfür bulutu içinde kalıyoruz.Yer yer rüzgar ile birlikte hava açığa çıkıyor ve derin derin soluklanıyoruz ve 12,30 da haritalara göre 5671 m, GPS'e göre 5650 m deyiz.İranın en yüksek noktasındayız.Ağrı' nın 500 m yukarısındayız.Yukarısı ilginç, bir kale gibi.Meşhur az bozulmuş durumdaki koyun leşini fotoğraflıyoruz.Bayrak direğini tabiat indirmiş yere.Biraz soluklanıp, fotoğraf çekilip 12,45 de aşağıya inişe geçiyoruz.15,15 de 4200 barınağına varıyoruz.Tebrikleşmeden sonra toplanıp bizi bekleyen katırlara çantaları yüklüyoruz. 16,30 da 4200 m kampını terkediyoruz.3100 m kampına 18,00 de varıyor öncüler.19,00 da araçlara eşyaları bindirip Polura doğru yola koyuluyoruz.Araç için 2000 ve katır için 4000 tümen veriyoruz gene.Toprak yol bitip caddeye çıkınca büyük bir kazadan dolayı yoğun bir trafik ile karşılaşıyoruz.Gelen geçen araçlara, şöförlere ve hatta bayanlara laf atıp Polura, geçen gece yemek yiyip yattığımız res.da, 20,30 da varıyoruz.Bu parkuru iranlılar 3100 de kamp 4200 de kamp, zirve ve tekrar 4200 kamp şeklinde tamamladıkları için bize inanmadı kimse..Biz Polurdan (2230 m) Polura, Devament (5671) etkinliğini 35 saatte tamamladık.3440 m irtifa alıp indik :o) Gene balık yiyoruz ancak dünkü tadı yok.Şöförümüz kıl Mahmut ve yardımcısı kılçık Sirus' un Sabalan'a gitmeye niyetleri yok.Yol uzak, belge lazım , gece gidemeyiz, falan filan diyorlar.Gece 22,30 da Tahrana yola çıkıyoruz. 




Çıktığımız ana zirveye komşu diğer zirve..

8 Temmuz Perşembe: Gece 01,30 da Tahrana varıyoruz.otobüs firmasının sahibi çağrılıyor.Gelen şahıs şansımıza Azeri.Belgeler düzenleniyor, İkinci bir Şöför ayarlanıyor ve Gece 03,30 da yola çıkılıyor.Kazvinden Azeri şöför alınıyor evinden ve yola devam.Sabah Elbruz dağlarını geçiyoruz Karadenizi anımsatan çok güzel yerler malesef kahvaltı edecek düzgün bir mekan bulamıyoruz.09,00 da Reşt kentinde mola veriyoruz.Sahanda yumurta, peynir ve çaydan oluşan kahvaltıya adam başı 750 tümen veriyoruz.Yola devam..Öğlen 13,00 gibi Astara' ya 5 km kala, Hazar kıyısına yanaştırıyoruz otobüsü.Bu kadar yoldan gelmişiz.Bir daha kısmet olur mu bilinmez.Hazara giriyoruz bayanların kıskanç bakışları altında.Hafize de dayanamıyor giriyor suya.5 günlük pisliğimizi biraz temizleyip ferahlayıp çıkıyoruz sudan.Karpuz peynir ve lavaş ..Yola devam.Astaradan itibaren Azerbaycan sınırı boyunca ilerliyoruz.Hedef Ardabil..yollar karadenizi anımsatıyor, bol virajlı, ağaçlı Araç saatte 10-20 km hızla çıkabiliyor yokuşları.Akşam 4 gibi Ardabile varıyoruz.Bir kısmımız pizza bir kısmımız şiş kebap yiyor.Pizza yiyenler 2250 Tümen, bizler ise 1750 tümen verdik.Derken Murat kayboldu.Grup 15 dakika bekleyip otobüse döndü.Biz Celal ile beklerken azeri dükkan sahipleri ile muhabbet ettik, dolar bozdurduk, alışveriş yaptık, fotoğraf çekildik, iyice kanka olmuştuk ki Allahtan Murat çıktı ortalığa. 

O da dolar bozdurmak için uğraşmış.Otobüse binip Sabalana doğru yola çıktık MeskinSehr şehrinden Sabalana saptık.Otobüsü sülfürlü sıcak su kaynaklarına (2600 m)bıraktığımzda güneş batmışdı.Allahtan buradan gece yarısına kadar 3750 m barınağına jip çalışıyor.1 saat süren harika bir jip safari ile (adam başı 1800 tümen) gece 10 da 3750 m yükseklikteki dağcılık tesislerine geldik.Etrafta orta boy bir cami, yüzlerce kişilik koğuşlar, tuvaletler, çeşmeler, idari binalar, jeneratör dolayısı ile elektirik,vızır vızır gidip gelen jipler, kebap yapanlar ne ararsan var.Kızları, kızlar koğuşuna verdik, Cafer ve Ferit beyler ana koğuşta kaldı.Bu koğuşta kızlı erkekli karışık kalıyordu dağcılar.Biz de 10 kişi 4 çadır kurarak dışarıda kaldık.Ben 13 mTL' ye aldığım çadırımı kurdum ilk defa..Yemek yiyip yatmamız 12,30 u buldu. 

9 Temmuz Cuma: Sabah 5 de sırılsıklam kalktık.Bu çadırla olacağı buydu.Kahvaltının ardından 6 da Azeri özkardeşlerimizle beraber yola çıktık.1 saat sonra kendilerinden müsade isteyip yola devam ettik..Önümüzdeki bizden önce yola çıkmış tüm grupları teker teker geçerek Sabalanın 4800 m yüksekliğindeki gölüne vardık.Dağ, cuma günü İran' da tatil günü ve kutsal bir gün olduğundan ayrıca, Zerdüştlerce kutsal dağ sayıldığından çok kalabalık idi.100-150 arası dağcı vardı.Sabalan dağı için şimdiye kadar gördüğüm ve tırmandığım en güzel dağ diyebilirim.Zirvedeki krater çanağı içindeki göl ayrı bir güzellik katıyor..Fotoğraflar çekildi, azeri kardeşlerimizde ayrı bir ilgi gösterdi bize ve son 10 metreleri çıkarak zirveye 4811 m' ye 11.00 de varıyoruz.Tekrar fotoğraflar, flama va Türk bayrağı..İnişe geçiyoruz.Yarı yolda bir kar kulvarından aşağıya koşarak inerken, beraber yola çıktığımız Azeri grup alkışlıyor bizi.Tekrar fotoğraflar..Öğlen 13,15 da kamp yerine varıyoruz.Çantaları toplayıp 13,45 de jipler ile inişe geçiyoruz.Gene harika bir jip safari ile (adam başı 1800 tümen) 15,00 de otobüsümüzün yanına geliyoruz.Otobüsden otobüse gidip gelmemiz arada zirve yapmamız, 18 saat sürmüşdü :o) Ortalık ana baba günü olmuş.Kaplıcalara girmek isteyenler, içme suyu almak isteyenler, piknikçiler, zerdüştler, kavga edenler..Otobüsün çıkış yoluna araçlar park etmiş.Kılçık Mahmut otobüsümü kirletmeyin der.Allahtan Azeri yeni kaptanımz duruma el koydu da otobüsü ordan çıkarabildik.Öğleden sonra 17,00 de hareket edebildik.Üç saatte varırız diyoruz.Nerede..Yok lastik patladı yok fırtına çıktı ortalığı sel aldı derken Tebrize akşam 21,30 da varıyoruz.Biletlerimizi ayırttığımız kişiye bir türlü ulaşamıyoruz.Otogara dalıp 15' imizi de İrandan çıkaracak bir otobüs firması buluyoruz.Taksiler ile otobüsün kalkacağı yere gidiyoruz.Gece 22,15 de biletlerimizi aldık.Adam başı 24 $ veriyoruz.Gidip kendimize güzel bir rest. buluyoruz.yediğimiz bir kaç büsküviti ve karpuzu saymaz isek nerede ise 24 saattir bir şey yemedik. Ortaya gelen sebze çorbası nefis. İranda yediğimiz en güzel şey.Sonra kimi tavuk, kimi kebap, kimi et alıyor.Adam başı 3-5 bin tümen verip ayrılıyoruz.Sırada buzlu gerçek meyve suları var.Bardağına 300-400 tümen veriyoruz.Çok güzel..üzerine bir de dondurma yeniyor.Otobüsümüz 23,30 da kalakacaktı ancak gelmiyor.Grubu ikiye böleceklerini söylüyorlar.Murat bir kere daha Farsçasını konuşturuyor ve hepimiz 1 saat geç gelen otobüse biniyoruz. 

10 Temmuz Cumartesi: Gece 4 de Bazargan'da Hacı Ali kontrol ediyor gene bizi.İranda üzerimizde kalan son tümenleri TL' ye ceviriyoruz.Önce İran tarafında pasaport işlemlerimizi yaptırıyoruz ve sonra memlekemizdeyiz.Kızlar açıyor saçlarını :o)Bekle Allah bekle otobüs gelmiyor meğerse kaçak mazot yakalanmış saatler sonra otobüs serbest kalıyor.Sınırda uzun günlerden sonra ilk defa adam gibi yemek yiyoruz.Ana yemek, pilav,salata,tatlı 5 m TL' ye anlaştık.50 $ yurdışı çıkış harcını ödüyoruz malesef.11 gibi otobüs hareket ediyor Öğlen Pasinler yakınlarında mola veriliyor.Yemekler yeniyor gene.Mevlüt ağbiyi Erzurumda indirmiyor şöför indireceğim dediği halde.Murat gene sazı eline alıyor.25 km geri dönüp bırakıyorlar Mevlüt ağbiyi.Sonra bizimkiler vur patlasın çal oynasın.İranlılar da katılıyor eğlenceye bir süre sonra.Otobüsde İran'da görevli bir Türk öğretmen çiftimizin çocuğu da var.Akciğer hastası tedavi için yurtdışına gidecekmiş.İngilizce öğreniyor.Bayağı ingilizce konuşuyoruz.Yorulunca öksürük krizi tutuyor.Bir süre konuşmuyor.Sonra yavru bir kuşu nasıl eline alıp sevdiğinden bahsediyor.14 aylık oğlum Alp Kaan aklıma geliyor gözlerim doluyor.. 

11 Temmuz Pazar: Gece otobüs hiç mola vermedi hepimiz ürik asit komasına gireceğiz.Tuvaletleri tutmak zorlaştı.Kaptan en sonunda sabah 07,00 de Ankara Otogarına bırakıyor bizim İzmir ekibini.Sonra yolu bilmeyen şöförlere rehberlik yapıyoruz, ankara içinde.Önce bir tuvalet bulup rahatlıyoruz.Sonra ver elini Bolu 10,00 da kahvaltı.13,00 İstanbul evdeyiz.Bir macera böyle yaşandı 9 gece 9 gün sürdü sürdü.6 sı otobüslerde, biri Polur'da res.da, ikisi dağ barınaklarında.İranın en yüksek zirvesine Damavand' e 5671 metreye ve en güzel dağına Sabalan' a 4811 metreye çıkıldı.15 kişilik deli fişek bir ekiple dile kolay. Klübümüz Zirve dağcılığa ve onu bugüne taşıyanlara teşekkürler. 

Seyahat harcamaları: 
İzmir-İstanbul : 20 mTL = 14 $ 
İstanbul-Tahran : 30 $ = 43,5 mTL 
Tutulan otobüs :500 $ Adam başı : 33 $= 48,5 mTL 
Demavent ( araç+katır+katır+araç) :12,000 Tümen: 20,5 mTL =14 $ 
Demavent dağa çıkış : 25 $= 36,5 mTL 
Sabalan (jip +jip) : 3,600 Tümen = 6 mTL = 4 $ 
Tebriz-İstanbul(Ankara) : 24 $ = 35 mTL 
Yurtdışı çıkış harcı :50 $=72,5 mTL 
Yeme içme (9 gün): 74 mTL = 51 $ (Bunun 37 $' ı iran içi) 
Toplam : 245 $ = 355 mTL (İran içi harcamalar için 75 $ ı bozdurup tümene çevirmek yeterli.İran içi harcamaları kırmızı ile işaretledim.55 $ tutmuş.Geri kalan masrafları $ olarak harcadık..) 
1$=1.450.000 TL 
Oğuz Kaan Şenol 
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Son DüzenlenmeCumartesi, 22 Aralık 2012 21:11

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.



Anti-spam: complete the taskJoomla CAPTCHA
yukarı çık

hakkımızda

  • Pandül Neden Var
  • Web Destek Projesi
  • Site Haritası
  • Fotoğraf Galerileri
  • Reklam
  • Grafik Malzemeleri

Üye Giriş yada Kayıt Ol

DMC Firewall is a Joomla Security extension!