Kızılyar Kuzey Duvarı (İlk Çıkış)

ALADAĞLAR

 

Yedigöller'e doğru,yürüyoruz,Baturlayım,bir çok tırmanışınıbirlikte gerçekleştirdiğim arkadaşımla.Yıllar oldu birlikte tırmandık,çok şey yaşadık;zihnimde oluşan bir düşüncemi -her zaman ki gibi- kendisine aktarıyordum; 

 


_Ya Bobo dikkat ediyor musun,artık duvar tırmanışına gitmek,burada olmak,bizim için neredeyse gündelik bir iş haline geldi. 
Batur gülerek onaylıyor. 

Tırmanıştan önceki gece -ilk gecemiz- İstanbul'dan yani deniz seviyesinden kalkıp,bir gün içerisinde 3000'lere çıkmanın ve yolun yorgunluğunu taşırken,Sobec Tur'un yontulmamış çalışanlarının inanılmaz gürültüsü -taciz- eşliğinde gecemizi geçiriyorken,Batur dışarıdan; 


_Duvarda birileri var!diye seslendi.Duvara baktım ve ışığı gördüm.Bir süre sonra,duvara ilk denemeye yapmanın ayrıcalığını yitirdiğimizi anladım.Canımız sıkılmıştı.Onyıllardır denenmeyen duvara,işe bakın ki,bizden bir gün önce girilmişti.Sabah duvara doğru yürürken,gücümüze ve tecrübemizede güvenmenin etkisiyle,yeni rota açmaya ve alabildiğine dik devam etmeye karar verdik.Bu yüzden de ,duvara ortadan,siyah kulvar-yüzeyden girdik.İlk çıkışları yapan,yabancı iki ekip de duvarın solundaki kulvardan yükselmeyi tercih etmişlerdi.Tabiki bu raslantı değildi,bizim gireceğimiz rotanın zorluğu,aşağıdanda görüldüğü gibi baş döndürücüydü.Acaba hırsımızın kurbanı olacakmıyız diye düşünmeden edemedim! 
Duvarın ortasına kadar -büyük set,buz tarlası,çizdiğimiz hattı tamamlayabildik.Oraya kadar dört zorlu ip boyu sürmüştü tırmanış,şimdi oldukça dik olan buz tarlasının altında(tam sağından çıkmıştık dibine)nasıl dik devam edebiliriz diye düşünmeden edemedim! 

Duvarın ortasına kadar - büyük set, buz tarlası- çizdiğim hattı tamamlayabildik. Oraya kadar dört zorlu ip boyu sürmüştü tırmanış. Şimdi oldukça dik olan buz tarlasının altında (tam sağından çıkmıştık dibine) nasıl dik devam edebiliriz diye çözümler arıyorduk. Dik buz tarlasını sağından geçmeyi düşünürken, bunun neredeyse imkansız olduğunu gördük, büyük, negatif yüzeyler vardı. Hemen gözlerimizi ortaya diktik; kaya devam etmeye uygundu ama... önümüzde dikdik yükselen otuz-kırk metrelik kar kütlesi! Bir süre sonra, aşağıdan beri kar zannettiğimiz bu kütlenin, aslında buz olduğunu, bizdeki pabuçlarla ve kazma niyetine kullandığımız nutkey ile (takoz sökmeye yarayan ince, ucu kanca gibi olan malzeme) bu işi kıvıramayacağımızı anladık. Bunu anlamamız oldukça komik bir deneyle oldu. Karın bize ulaşan en alt kısımları (2-3 metrelik), renginden anlaşılıyordu ki, buzdu. Orayı geçebileceğimize inanıyorduk ama ya bu kısmın üstü? İşte bunu merak ediyorduk. Eğilip önümden bir taş aldım ve kar gibi gözüken kısma fırlattım. Taş buz parçaları fırlatarak geri püskürttü. Duvarın bu kısmını dik devam edemeyeceğimizi anlamıştık.. Sadeci, hadi gidelim dedim. Buzun altından büyük bir traversle sola, diğer iki rotayla zoraki bir buluşmaya süzüldük, biraz zorlu ve emniyetsiz geçti. Bu arada, duvarda geceleyip ikinci güne kalan üstümüzdeki ekibin (Salim, Bora, Tuna) seslerini duyup, yüzlerce metre üzerimizden düşürdükleri taşların vınlamalarına (!) korunaklı yerlere kaçmaya ve hızla ilermeye çalışıyorduk. Biraz da talihimizle - kazasız - traversi bitirip, üstümüzdeki negatif eğimli kayaların korumasıyla, sağa doğru, tekrar rotanın ortalarına doğru yükselmeye başladık. 

Oldukça tırmandıktan sonra, aşağıdan da gördüğümüz, büyük negatif çatlak sisteminin tam altına ulaşmıştım. Her yer sapsarı bir çürüklük içinde gözüküyordu. Sağa bir geçiş neredeyse imkansızdı, ya sol? Bir çatlak kıvrılıyordu ama ya devam etmiyorsa? Aşağıdaki zor pasajlar yüzünden vakit hayli ilerlemişti, saat onbeşe geliyordu. Kampa gidiş yolumuz uzundu ve çıkışta (!) kara kara düşünmeye başlamıştım, ya sol çatlak gitmiyorsa? Evet o zaman önümüzdeki 40-50 metrelik çürük çatlağa girecektim. Ama bu pasajı bitirmemin, neredeyse-düşmeden (!) - imkansız olduğunu hissediyordum. Bir yandan Batur'u alıp bir yandan da etrafıma ve karşıma bakıyordum. Batur geldi. Sol taraf gidiyormu sence? diye sordum, sakin gözükmeye çalışarak. Ve, bugün bitirebilirmiyiz diye de ekledim. Tabi canım! yanıtını verdi. O anda biraz rahatladım. Bakmak üzere gitti. Sonuçtan çekiniyordum. Evet dedi. Kabusum hemen bitivermişti. Rotayı ortalardan devam edip, ortadan zirveye çıkalım hırsı, orada neredeyse korkuya dönüşmüştü, çünkü çıkmak zorunda kalacağım (!) dik-negatif-uzun çatlağı kazasız yapamayacağımı düşünüyordum. 

Tabi partnerim her zaman haklı çıkmıyordu. Yukarıda, ince bir çarşak sette, birlikte rotanın devamını saptıyorduk. En olası yer, üstümüzdeki çürük sete ulaşıp, oradan sola travers ve ardından direk yukarıya devam etmekti. Üste çıkıp yavaşça geçişe başladım ve Batur'a tam dört kez sordum: Traversin bitiminden sonra, üstü nasıl gözüküyor? Her seferinde, "setli bir yapının" yukarıya devam ettiğini, sonrasının ise kolaylaştığını söyledi. Artık ipleri onun öngörüsüne ve benim tırmanma yeteneklerime bırakmıştım. Ruleti o çevirmişti (!)... Tanrım! Travers berbat çürüktü sonuna doğru akrobasi başladı. Bahsettiği "Setli yapıya" ulaşmıştım, geri dönmem imkansızdı ve ortada set-met yoktu. İnce ve en az dört metresi negatif bir yarım çatlak duruyordu. Bütün yük artık, tutamakları ve basamakları formuna uyduracağım vucüt hareketlerimdeydi ve parmak uçlarımda. Her şeyi unutup o pasajı bitirmeye kilitlenerek devam ettim, fazlasıyla zor bir-kaç hamleyle, sınırlarımı bir kez daha traşlayarak geçti zor kısmı; hemen Batur'a lafı kondurdum: 

Burasımıydı setli yer? Sıçtın ağzıma. Hala parmak uçlarındaydım, devam edip bitirdim duvarın en zor pasajını. "Devam Edecek"

Doğan palut

Okunma 4132 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 22 Aralık 2012 22:59

11 yorum

  • Yorum Linki Johnnie Çarşamba, 13 Mayıs 2020 20:38 yazan Johnnie

    Could I have an application form? http://lordallenmusic.com/stmap_36at1rn.html how to buy accutane over the counter Last summer we didn't have a blow-out holiday, and what we saved was put towards some winter sun – Barbados in the October half-term. Flights booked, we looked forward to escaping Britain in the doldrums. But then child one got ill, and he and my husband (at the very last moment) had to stay in the UK. I was inadvertently on a girls-only holiday, with my 13-year-old daughter.

  • Yorum Linki Norris Çarşamba, 13 Mayıs 2020 20:38 yazan Norris

    A law firm https://ambtec.com.ve/stmap_91lcsg3.html isotretinoin for sale uk In practice, one challenge for US prosecutors may be getting foreign courts to take corruption seriously. According to Michael Abbell who served as the first director of the Justice Department’s Office of International Affairs on its creation in 1979, some judges in other countries may view corporate crime as less serious. “I think white-collar cases aren’t viewed the same way as crimes of violence or white powder cases,” said Abbell. “When you get in the white-collar area, there are more potential defenses, the evidence may be viewed more carefully.”

  • Yorum Linki Odell Çarşamba, 13 Mayıs 2020 20:38 yazan Odell

    Until August http://www.carolkaminsky.com/stmap_36kkgh9.html prozac sale online Breyer said in his ruling that the women could not bring their allegations as a class action because they had not established that their claims of the company's employment practice were linked to a class-wide policy.

  • Yorum Linki Robbie Çarşamba, 13 Mayıs 2020 20:38 yazan Robbie

    I'd like to withdraw $100, please https://abeatic.com/stmap_91gbr6x.html seroquel mg for sleep We did something awful but we got customers." That's how Christian Arno, the founder of online translation company Lingo24, knew he was on to something when he launched a rudimentary translation website while still at university.

  • Yorum Linki Clifton Çarşamba, 13 Mayıs 2020 20:38 yazan Clifton

    Free medical insurance https://maxiedata.com/stmap_82kou2q.html imitrex df 50 mg The overwhelming evidence of cannibalism created a serious law and order situation in the area around the small desert town of Darya Khan, located along the western fringes of Punjab, some 200km (124 miles) south of the capital, Islamabad.

  • Yorum Linki Monte Çarşamba, 13 Mayıs 2020 19:36 yazan Monte

    Languages https://safines.co.za/stmap_362z0c8.html betamethasone buy uk Ireland's national statistics agency does not break downeconomic performance by region, age or social grouping, but aseries of other indicators is showing deepening splits, with theyoung particularly badly hit.

  • Yorum Linki Ronny Çarşamba, 13 Mayıs 2020 19:36 yazan Ronny

    Looking for work http://www.jsross.com/stmap_36owpau.html buy differin cream online uk In response to a financial crisis and deep recession, the Fed slashed official interest rates to effectively zero and bought nearly $3 trillion in mortgage and Treasury securities in an effort to keep long-term interest rates low and support economic recovery.

  • Yorum Linki Jarod Çarşamba, 13 Mayıs 2020 19:36 yazan Jarod

    Sorry, I ran out of credit http://www.lifecatc.com/stmap_91xo1pu.html clindamycin phosphate 1 topical solution Into 10 specialty areas, as listed above. The 50 top-scoring hospitals are displayed in each specialty. Many of the measures that went into hospital scores, such as reputation, are common to all of the specialties, while others, such as accreditation for bone marrow transplant, are specialty-specific.

  • Yorum Linki Lorenzo Çarşamba, 13 Mayıs 2020 19:36 yazan Lorenzo

    An accountancy practice http://www.integritymassagetherapy.ca/stmap_82u0rg1.html can i take metronidazole 500mg while breastfeeding Djokovic has a remarkable recent record in Grand Slam tournaments. He has reached 11 successive semi-finals, while tomorrow will be his seventh appearance in the last nine Grand Slam finals, of which he has won four. Since winning the 2011 Australian Open, the only Grand Slam finals he has failed to reach were at the 2011 French Open and at Wimbledon last year.

  • Yorum Linki Arlie Çarşamba, 13 Mayıs 2020 19:36 yazan Arlie

    I'm on work experience https://maxiedata.com/stmap_82kou2q.html sizegenetics extender uk "The majority, in the 74-page opinion, leaves school districts in the lurch as to which standards to apply when increasingly aggressive double-entendres come into school in the guise of some social or political cause," he said.

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.