Menu

Karpuzcunun Önünde Buluşalım

 

Bir faaliyet güncesidir...... 
Yine, yeni bir Pazar sabahıydı gözlerimi açtığımda. Banyoda aynanın karşısında kendime bakarak bugün yaşayacaklarımı hiç tahmin edemezdim. Kim biliyorki zaten birkaç saat sonra neler olabileceğini. 



Cep telefonumun pin numaralarını giriyordum clik clik sesi ve artık dünyayla bağlantı kurmaya başlamıştım uzun ve yorucu bir haftanın sonunda üstelik pazargünü. ılk mesajım gelmiş bile beni uyarıyor...ardından ikincisi..... Kimden acabaı merakla tuşlara basıp, kimden geldiğinide tahmin etmeye çalışıyorum. Aslında ondan bekliyorum bayramda yeni tanıştığım ela gözlü ince belli güzelimden. 

Çok etkilenmiştim ,o günde formumdaydım kesin odur mesajı yollayan.... telefonda son tuşa bastım ve bir yazı" saat 10:00 da "karpuzcunun önünde buluşalım" 
Bu mesajın anlamını biliyordum. Gözüm hemen bizim bisan a yöneldi baştan aşağı bir süzdüm evet bugün faaliyet çıkarır dedim içimden.... haftalar öncesinden bakımını yapmıştım. Saate baktım 09:15 45 dakikam var ..o zaman birden beni bisiklet faaliyeti heyecanı sarı verdi. Kaskım nerde? Kaskımı ararken Aaooo oda ne .. gözüm birden pencereden dışarı ilişti dışarısı bembeyazdı evet ya biz kış mevsiminde ve şubat ayındaydık. Beynimde yine birsürü soru işareti nasıl olacak karda bisiklet faaliyeti, üşüyeceğim , donacağım ııııııı Ama hiç böyle bir faaliyet yapmamıştım bisikletle, bunu yaşamalıyım diye bir cevap kendi kendime... 



Cevaplarımı veriyorum habire ....yeni aldığım üst cordurayı denerim bu arada , termosa sıcak cay, balaklavayıda çektimmi malzeme üreticisi arkadaşımın kendi elyapımı solo ped i de giyersem alsana uygun faaliyet aksesuarı canavar gibide olur valla.. herşey dakikalar saniyeler içinde olup biti verdi. Kendimi bir anda sokak kapısının önünde bisikletimin sele ayarını yaparken buldum. Birden elim volkmenime gitti ya ben bunu ne zaman aldım volkmenimin bir kulaklığınıda taktım radyodan güzel nağmeler gelmeye başladı bile tam faaliyetlik parçalar. Tam gaza basıyordum pardon pedala yan taraftan bir ses,, olum bu soğukta nereye gidiyorsun .. Dönüp baktığımda komşumuz nusret amca ..Gezicem Nusret amca.. 

Nusret amca anlayamadığı beni birkez daha anlayamamış bir soruyla hadi bu bisiklete yazın biniyorsun da şimdi ne diye biniyorsun bu soğuk da be oğlum ....Nasıl anlatacam adama derdimi bende bilmiyorum nusret amaca bende bilmiyorum. Dedim ve pedala yüklendim. 
Yolları tuzlayıp açmışlar asvalt vıcık vıcık yavaş yavaş seyrime devam ediyorum bayada çamur sıçrıyor. Masus ara sokaklara giriyorum ki oralarda kar bol karda seyir edeyim. Tekerleklerden çok hoş bir ses geliyor.. Tekerin karla temasında çıkan o ses ve kayma riskinin yarattığı anrenalin muhteşem ustelik arada donüşlerde yavaşlamak için bastığım arka firenin tekeri kilitlemesi ve karda bisikletin arka tarafımın sağa yada sola kayması ..acayip keyif verici . uff düşünsene araziye çıkınca karın bol olduğu yerlerde kim bilir nasıl olur. 

Hatta 1 ay önce bir faaliyette iniş yaptığımız orta eyimli bir kulvar var oradan aşağı kaya kaya inmek nasıl zevkli olur bu karda. Bu düşüncelerle karpuzcunun önünde buluverdim kendimi. Üzerinde mavi mont, güneş gölüklü , kafasındaki kırmızı kaskı, top sakallı ve kısa boyuyla ama herzaman ki bisikletci karizmasıyla mesajın sahibi beni bekliyor. Selam ; selam; birkaç cümle ve hareket ediyoruz. 

Rota tamamiyle doğaçlama... sokak aralarından iyice şehirden uzaklaşıp araziye kavuşuyoruz . ben bir ara durdum ve önümde ağır ağır seyreden arkadaşımı gözlemliyorum ve bu arada sıvı tüketiyorum. Bilirim yani , suyu iyi tüketmessen hele kışın, sen tükeni verirsin alim allah..Bende girdim araziye vitesim baya bir büyük geldi araziye zorlanmaya başladım vites düşürelim düşür düşür derken 1 vitese geldik nihayetinde anca böyle rahat oluyor ama habire patinaj çekiyorum araziye girmiş jipler gibi hakketten öyleydi yani in çık in çık bir sağa bir sola ya bu dengeyide sağlamak nekadar zor. Nihayetinde uyum sağlamaya başlıyorum altımda kalan beyaz zemine. Beni bekleyen arkadaşım hemen ilk tecrübesini paylaşıyor seleni aşağıya indir. Sebep ağırlık merkezinin arka tekere daha yakın olması ve patinaj olayını aza indirgemesi. Aynen tatbik ediyorum .devammı devam ....evetya birazdaha ilerleyince seleyi indirmenin sebeb den sonraki sonunucunu görmüş oluyorum. Sıtabilize bir yola çıkıyoruz burada kar nadir ve hızımızı arttırıyoruz. Ve yolun sonu ama bizim için değil biz gene araziye bu sefer olay çok daha heyecanlı... ilerlediğimiz etabın sağında çok yakınında porsuk çayı akıyor.. burada denge çok önemli evet evet çok önemli kayıpta porsuğun o soğuk bir o kadarda lağım sıcaklığıyla dolu akıntının içinde kendimi görmek istemiyorum. 

Bir paninaj ve etaptayız ufak bir hata porsukla bütünleşmemize neden olabilir bunun vermiş olduğu tedirginlik olayın heyecanını dahada arttırıyor. Vites gene 1 e düşmüş aralarda 3 ede atıyorum ..arkadaşım önde ben arkada kaya kaya porsuğa nispet edercesine ilerliyoruz. Aramız açılmış arkadaşımla..... ileride durmuş beni bekliyor ama bu sefer elinde bir fotoğraf makinası ve o anı fotoğraflıyor... 

Her zamanki uğradığımız sütlüce köyü bakkalından bisküvi vs alıyoruz ve karşımızda duran dikmi dik etaba gireceğiz. Bu sefer karın yarattığı zorluk yetmezmiş gibi eğim de ona destek olmuş bacak kaslarımızı teste tabi tutacaklar besbelli.Denge ve patinaj olayı da cabası. Etapda ilerliyoruz dikleştikçe dikleşiyo bas babam bas ha öyle seri seride basamassın ha ağır ağır basacan pedala hızlı basınca patinaj yapıyor. Eğim olayı.... ağır ağır basacam derken de denge sana oradan bir omuz atıyor sağa gidiyon sola gidi veriyon ayarı kaçırıp pedala yükleniyon patinaj filan derken bisikleti omuza almışım yürümeye başlıyorum. Napayım çıldıracam yürümeyi becere biliyorum hiç olmassa . 

Evet burada eğim biraz azaldı buradan devam edeyim . pedala basıyorum arka teker patinaj yapıyor sağa sola derken gene ayaklarım yerde e olaydan da soğumuşum kıvamı tutturunca iyi gidiyordu. şimdi ara verip yürüyünce bisiklete binmeyi unutuverdim. Birkaç deneme sonrasında hareket ede bildim ve tatlı bir eğimde artık hiç durmadan üstelik iz aça aça ,,,çünkü ilerlediğimiz etap stabilize bir yoldu tabi yazın.. şu anda ne bir teker izi nede bir yol izi var izi ben açıyorum...herhalde buranın bisikletle ilk kış çıkışını yapıyor olmalıydık Bu seyir böyle devam ede durdu ve geri iniş yoluna geldi sıra şimdi. ışte burası çok keyifli olacak tabi ben gene atladım tam gaz aşağı süzülmeyi düşünüyorum. 

Arkadaşım beni uyarıyor. Abi firene bassana bir... evet ya frene basıyorum ama tutmuyor ki tekerleklerin arasından yukarı firen pabuçlarına doğru çıkan kar taneleri pabucun kenarlarında birikmiş soğuda yiyince donmuş... frenden işlevsel bir eser yok ...bunları farketmeden inişe geçtiğimi düşünmek bile istemiyorum. Ama düşünüyorum hızını almışsın dönüşe geldin frene basıyon ama fren tutmuyor gerçi bu karda tutsa ne olacak.. kayacan düşecen. Evet üstdada soralım nasıl oluyor bu iniş . 

Yavaş yavaş inecekmişiz firenede basa basa tabiki arka frene olayı aynen tatbik etmeye başlıyoruz ve acayip keyifli bir iniş oluyor . O kadar ıkınarak ve geniş bir zaman diliminde çıktığımız yolu çok kısa bir zaman diliminde harcıyoruz .. Ya bu keyifli işler hep kısa mı sürer ? Etabımızın sonunda bir piknik alanına ulaşıyoruz. Ve her tarafta bizim için hazırlanmış masalar var yazın olsa burası insan kaynardı .ama şimdi kimse yok heryer bembeyaz . Çantama uzanıp termosumu çıkarıyorum sıcacık çaylarımızı yudumlamaya başlıyoruz yanındada bisküvilerimiz...Bu arada da soyunmaya başlıyoruz herhalde bizi öyle görseler ki görende oldu neler düşünüyorlardır kim bilir... ama üzerimizdeki terden ıslanmış giysilerimizi değiştiriyorduk. Çok efor sarfetmiştik ve de terlemiştik ıslakları kurularla değiştirirken altıma giydiğim solo ped im dikkatimi çekti gayet başarılı bir faaliyet çıkarmıştı hiçbir soğukluk hissetmemiştim üstelik içnde bir terlemede yoktu.çok sevindirik oldum ve bunlardan birtanede arkadaşıma tavsiyede bulundum. Üst cordroya baktığımda astar kısmının ıslak olduğunu farkettim ilk başta baya bozuldum hani bu nefes alıyordu. 

Alıyor ama astar almıyorki hem bisiklete bindin baya bir terlemiştim biraz aşırı bir terlemeydi bizimki. Birden yantaraftaki masalarda birkaç insan belirdi arkadaşlarda ekmek arası sucuk partisi vermeye gelmişler. 

Bu olaylar esnasında cep telefonum çaldı ve kapandı kim çaldırır ki hiçde sevmem şu çaldırıp kapatma muhabbetini kim ki buııı tuşlara iki dokundum Aaaoo bu arayan oydu Ela gözlü ince belli güzelim aramış beni...... Birden aklıma sabah üst üste gelen mesajlar geldi. Mesajın bir tanesini okumuştum. Ve buradaydım....O heyecanla ikinci mesajı unutmuştum.. ikinci mesajı okumalıyım. Bir den adrenalin katsayım faaliyetteymiş gibi arttı ...evet bu gün için buluşmak istediğini yazan bir mesaj ... 

Ama ben buradayım ne yapmalı birden beni muammalı bir telaş sardı saat kaç 15:30 arkadaşım şaşırmaya başladı ne oldu sana ..allahtan faaliyetimizin sonuna gelmiştik durumu anlattım . anlayışla karşıladı ama benim şimdi onu aramam gerek evet bir telefon açmalı aramaya başladım ama kapsama alanı dışında diyor. Hay senin gibi teknolojiye neyse bendeki heyecan bir anda durdu ve dinginleştim .Havada soğumaya başladı gitsek mi arkadaşım... tamamdır ve şehrin yolunu tuttuk ben evime arkadaşım evime. 

Ve ben hala,, saat 24:00 olmuş ela gözlü güzelimi arıyorum....... 
Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor..... 
FıNE

Barbaros H.AYDOĞDU

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.



Anti-spam: complete the taskJoomla CAPTCHA
yukarı çık

hakkımızda

  • Pandül Neden Var
  • Web Destek Projesi
  • Site Haritası
  • Fotoğraf Galerileri
  • Reklam
  • Grafik Malzemeleri

Üye Giriş yada Kayıt Ol

DMC Firewall is developed by Dean Marshall Consultancy Ltd