Menu

Erciyes Kuzey Buzulu Tırmanışı




Faaliyete Katılanlar


Volkan Çakır (İTÜDAK),Cevher Bilger (İTÜDAK),Hülya Erşah (PANDÜL),Mehmet Aksoy, Oytun Orgül (BİLGİDAK)

Malzeme

1 tam ip, 3 K, 3 buz burgusu, emniyet kemeri ve iniş ekipmanları, yeterince karabina, perlon ve yardımcı ip.

Hava Durumu

Tüm faaliyet boyunca açık ve güneşli bir hava vardı.

Tırmanış

Cumartesi sabahı Kayseri’ ye vardığımızda Hülya’ nın arkadaşı, Erciyes Üniversitesi Dağcılık Kulübü eğitmenlerinden Âdem Hasgül bizi karşıladı.
Erciyes Kuzey tarafına bizim dışımızda da tırmanacak ekiple olduğunu ve bu ekiplerin ortak bir kamyon kiraladıklarını söyledi. Biz de onlara katıldık ve Hacılar İlçesi’ nden Su Deposu’ na kadar gittik.
Öğlen saatlerinde Su Deposu’ ndan yürüyüşümüze başladık. Sütdonduran Yaylası’ na kadar giden bir traktör yolu var. Ancak çok dolambaçlı bir yol olduğu için onu tercih etmeyip Su Deposu’ nun tam arkasından başlayan sırttan doğrudan dağa yükselmeye başladık. Sırt hattı doğrudan Sütdonduran Yaylası’ na bağlanıyor. İki saat yürüdükten sonra Yayla’ ya varıp kampımızı attık.
Hava açıktı ve rota net olarak gözüküyordu: Sol tarafta Kuzey Çanağı, üstünde Tarakkayalar ve onun tam üstünde Küçük Zirve’ yi görebiliyorduk.
Akşam diğer ekiplerle toplanıp sabah tırmanacağımız rota hakkında konuştuk: Zirve Dağcılık’ tan (ZD) 8 kişilik, İzmir’ den 2 kişilik, IDADIK’ ten 5 kişilik ve Erciyes Üniversitesi (EÜ) Dağcılık Kulübü’ nden 12 kişilik birer ekip vardı. IDADIK ve EÜ, buzulun sağında yer alan “kar-buz rotası” denen kuzey tarafının klasik rotasından çıkış yapmaya karar verdi. ZD, erken saatte (01.00) buzul rotasına girmeye kadar verdi. Biz ise İzmirli ekiple beraber 04.00’ de buzul rotasına girecektik. O akşam erkenden yatıp güç topladık.




Pazar sabahı 03.00’ de kalkıp hazırlanmaya başladık. 04.00’ de İzmirli ekiple beraber tırmanışa başladık. 05.30’ da çanağa geldiğimizde ZD ekibini Tarakkayalar’ da gördük. Kamp yüküyle tırmandıkları için ağır hareket ediyorlardı. Sağ taraftaki kar-buz rotasında ise IDADIK ve EÜ’ ni yükselirken gördük. Zemin sert kar ve yer yer buzdu. Kramponların ucu ancak giriyordu. Burada bizle çıkış yapan İzmirli ekip rotadan vazgeçip dönüş kararı aldı. Çanağın solundan, en uygun yer olan Tarakkayalar’ ın ikinci kapısından geçtik. Çanaktan Tarakkayalar’ a kadar eğim 45-50 derece, Tarakkayalar’ da ise 50-60 derece.Tarakkayalar’ dan sonra eğim 40 dereceye düşüyor. Buradaki kaya setlerinin üzerinde mola vermek mümkün. Yarım saatlik molanın ardından çıkışı sürdürdük. Bundan sonra Mehmet Aksoy geride kalmaya başladı. Görsel ve işitsel bağlantıyı kesmeden devam ettik. Bizden bir saat sonra O’da zirveye vardı.
Mola yerinden sonra eğim gittikçe artıp 50–60 dereceye ulaşıyor. Küçük Zirve’ nin sağ tarafındaki kılçığa doğru yükselmeye başladık. Bize oranla ağır hareket eden ZD’ burada yakaladık ve geçtik. Kılçığa gelmeden 200 m önce eğim 60–70 dereceye ulaşıyor. Zemin buz olduğu halde emniyet açmaya gerek duymayıp free devam ettik. Saat 08.00’ de kuzeyden zirveye ilk ulaşan ekip olduk.





Tırmanış boyunca rotaya, güney rotasına göre biraz daha fazla taş düştü. Bu yüzden kuzey rotası tırmanışı olabilen en erken saatte bitirilmeli.
Zirvede bir saat kalıp bize yetişen ZD’ la sohbet ettikten sonra 09.00’ da kılçıktan geçip Büyük Zirve’ ye ulaştık. Zirve’ deki mağaradan geçtik. Klasik (kar-buz) rotadan inişe başladık. Bizim mağaradan geçtiğimiz saatte IDADIK ekibi de zirveye ulaştı.
400 m irtifa kaybedip sırttan dönüp son çıkış etabına girdiğimizde EÜ ekibiyle karşılaştık. Çok ağır hareket ediyorlardı ve saat geç olmuştu. Bunu dile getirdiğimizde kramponsuz olduklarını öğrenip şaşırdık. Kazmayla basamak açarak tırmanmaya çalışıyorlardı. Kolay gelsin deyip, yolumuza devam ettik.
100 m aşağıda üç kişilik bir ekip daha vardı: EÜ’ nin iki eğitmeni ve bir öğrencileri tırmanıştan vazgeçmiş, oturuyorlardı. Kız öğrenci, kramponu olmadığı için düşmüştü ve sağ elini yaralamıştı. Açık yarasının ilk müdahalesini yaptım. Bunun dışında bir sağlık sorunu gözlemedim. Bu sırada ortaya çıkan başka büyük bir eksiklik de bu kadar kalabalık bir ekibin ilk yardım çantasının olmayışıydı. Sert kar olan zeminde kramponsuz tırmanmanın tehlikeli olduğunu ve saatin tırmanış yapılmayacak kadar geç olduğunu belirttik. Yukarda devam eden EÜ ekibiyle birlikte geri dönmelerini tavsiye ettik. Kramponu olan eğitmenlerden biri diğer ekibe yetişmeye gitti. Böylece 11.00’ de EÜ ekibi zirveden vazgeçip dönüş kararı verdi. Biz onların toparlanmasını beklemeden inmeye devam ettik.
1300’ de kamp yerine vardık ve biraz dinlendik. Kampı toplayıp 16.00’ da bizi Su Deposu’ ndan alacak olan kamyona doğru yola koyulduk. Kalabalık ve sarsıcı kamyon yolculuğunun ardından 18.00’ de Hacılar’ a vardık ve İstanbul’ a doğru yola çıktık.

Volkan ÇAKIR






Son DüzenlenmeCumartesi, 29 Ekim 2011 20:54

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.



Anti-spam: complete the taskJoomla CAPTCHA
yukarı çık

hakkımızda

  • Pandül Neden Var
  • Web Destek Projesi
  • Site Haritası
  • Fotoğraf Galerileri
  • Reklam
  • Grafik Malzemeleri

Üye Giriş yada Kayıt Ol

Our website is protected by DMC Firewall!