Menu

Altıparmak ve Kaçkar Transı




1. Gün-11 Ağustos 2007 Cumartesi:

Sabah 7:30 gibi Pazar Terminalinde Kavrun Şoförümüz Ahmet (Aydoğdu) bizi karşıladı. Araca yerleştikten sonra Fırtına Vadisindeki bir alabalık tesisinde kahvaltı molası verdik. Ayder yaylasında son alışverişi yaptıktan ve fazla kıyafetleri dönüş günü konaklayacağımız Köksal pansiyonda bıraktıktan sonra Avucur yaylasına doğru aracımızla hareket ettik. 2000 metrelere doğru tırmanırken coğrafi değişimleri gözlemleyebiliyorduk. 2200 metreler civarı orman ust sınırına ilerliyorduk, bu yükseltiden sonra iğne yapraklı ağaçlar yerlerini orman güllerine ve çayırlara bırakıyor. Ayni zamanda bu değişim mesken malzemelerine de yansıyor. Daha aşağılarda meskenler ahşap iken yükseklere doğru buzul vadilerine girdikçe tas-ahşap meskenler ve tas meskenler yerini alıyor.
Avucur yaylasına ulaştığımızda araçtan iniyoruz ve çantalarımızı yükleniyoruz. İlk gun olmasi nedeniyle agir yuk altinda eziliyoruz. Hedefimizdeki kamp yeri Avucur vadisinin ust buzul canagi. Bir sure sonra yagmur-dolu basliyor ve patikayi takip ediyoruz fakat, haritayi inceleme firsati bulamadigim icin sirta ciktigimizda hedefledigimiz dogrultudan saptigimizi anliyoruz. Fakat kisa bir inis sonrasi cok guzel bir kamp yeri oldugu icin geri donmeyip iniyoruz. Avucur vadisinden Kackar vadisine gecmistik. Kamp yerimiz Altiparmak Dagi’nin kuzeyinde, Kackar vadisinin yukari buzul canagiydi. Kemerli kackar zirvesi ve kirmizi gedikten vazgecmek zorunda kaldik. Alternatif olarak yakinimizdaki Hizarkapi gedigi ve belki de Altiparmak zirvesi idi!



2. Gün-12 Ağustos 2007 Pazar:


Sabah 7:15 gibi kampi terkettik. Dik eğimli bir tirmanişla 9:30 da Hizarkapi gedigine (3180m) ulastik. Hedefimiz 2750 metredeki Libler Gölüydü. Ayrıca Altıparmak zirvesini yapmayı da düşünüyorduk. Bir süre indikten sonra Altıparmak rotasının başlangıcına vardık, arkadaşların yoğun tırmanma isteğine karşılık son anda tırmanmaktan vazgeçmeyi uygun gördük. Daha önce rotayı tırmanmamış olmamız, saatin tırmanış için geç olması ve yağış olasılığı gibi nedenlerle iptal etmeyi uygun gördük. Libler gölünde kampımızı kurduktan sonra buz gibi suda yüzmeyi ihmal etmedik tabiki:) öğleden sonra kalan zamanda Büyük Taş Tepe’nin doğusundaki buzul çanağını ve buzulun çevresini gezerek geçirdik.




3. Gün-13 Ağustos 2007 Pazartesi:


Sabah dinlenmiş olarak saat 9 gibi kamptan ayrılarak vadi boyunca inişe başladık. Amacımız Satibe Sırtına kamp atmaktı. Yorucu bir inişle orman sınırındaki Pişkankara Yaylasına ulaştığımızda nem ve sıcak nedeniyle hava dayanılmaz bir hal aldı. Pişkankaradan sonra girdiğimiz yol orman içinden inişli çıkışlı bir şekilde devam ediyordu ve bir çok mahalleden geçiyordu. Sonunda yorulmuş bir halde Satıbe sırtı altındaki terkedilmiş Sarıbulut Mahallesine ulaştık. Satıbe’ye su getirildiğini biliyorduk fakat yolda sorduğumuz insanlar kesin bir şey söylemeyince Satıbeye çıkmaktan vazgeçtik. Terkedilmiş yaylalarda bol bol kiraz ve elma yedik:) Sarıbulut yaylasında kampımızı kurmaya karar verdik. Yayla içinde su yok! Suyumuzu yaylaya 1 km mesafedeki dereden karşıladık. Etrafta cok fazla ayı pisliği vardı. 3 çadır tahtakurularına razı olup bir evin balkonunu kullanırken diğer 4 çadır ekibi ayıyı tercih edip açık bir alanda kamp kurdu:)

4. Gün-14 Ağustos 2007 Salı:


Sabah 7:15 te kamptan ayrıldık. Önümüzde yorucu uzun bir gün vardı. Önce Barhal köyüne inecek, burdan bir araç ayarlayıp 24 km’lik stabilize yolla Olgunlara geçecektik. Olgunlardan Dilberdüzüne kamp yüküyle 3-4 saatlik yürüyüşte cabası. Yorucu, sıcak ve bıktırıcı dik bir inişle 1000 metre irtifa kaybederek 2150’den 1150 metredeki Barhal (Altıparmak) köyüne ulaştık. Barhalda arac ayarladıktan sonra birşeyler içip dinlendik ve sonra Olgunlara geçtik. Olgunlarda bir cafe de menemen, muhlama ve kırmızı benekli alabalıklarla ziyafet çektik. 2. transımız için taze sebze, ekmek vb alışveriş yaptıktan sonra , yorucu 3-4 günden sonra Dilberdüzü’ne yükleri katırlarla göndermeye karar verdik. Katırlara ağır çantaları yükledikten sonra karnı tok arkadaşlarımın keyfine diyecek yoktu:) serbest keyifli böğürtlen yiyerek sürdürülen bir yürüyüşle Dilberdüzü’ne ulaştık. Dilberdüzü her zamanki gibi oldukça kalabalıktı.




5. Gün-15 Ağustos 2007 Çarşamba:

10:20 gibi kampı terkederek Deniz Gölüne doğru tırmanışa geçtik. Arkadaşların performansına diyecek yoktu. 2 saat gibi kısa bir zamanda kamp yüküyle Deniz gölüne vardık. Kampımızı kurduktan sonra günün geri kalanını dinlenerek geçirdik. Normal planımıza göre kampı kurduktan sonra zirve yapıp dönecektik fakat, Mezovit kampını programdan çıkarınca Deniz gölünde 2 gece kalmaya karar verdik.

6. Gün-16 Ağustos 2007 Perşembe:
Gece yağmur yağdı. Sabah erken saatte kalktığımızda hava oldukça sisliydi, daha geç bir saatte tırmanma kararı alarak dinlenmeye çekildik. 5ten sonra Dilberdüzünden hareket eden ekipler bir bir yanımızdan geçmeye başladılar. 7:20 gibi tüm ekiplerin gerisinde bizde kamptan ayrılarak tırmanışa geçtik. Hızlı bir tempoyla ekipleri teker teker geçerek 9:40 ta Kaçkar zirvesine ulaştık. Yaklaşık 1 saat gibi uzun bir zirve molası sonrası inişe geçerek Kaçkar Büyük buzulunun gediğine yöneldik. Burak arkadaşımız ufak bir kaza geçirip ayağını incitince Cihan hocamızla kampa döndüler. Biz’de 11 kişiyle 3806 metrelik Kardovit zirvesine tırmandık. Günün geri kalan zamanını kampta geçirdik.

7. Gün-17 Ağustos 2007 Cuma:


Uzun ve yorucu bir yol bizi bekliyordu. Sabah kalktığımızda havanın bozuk olduğunu gördük Kavran Yaylasına ulaşmak dışında bir seçeneğimiz yoktu ne yazıkki. Altıparmak transında olduğu gibi bu parkuru da ilk defa geçecektim, ekipte de daha önce geçen olmamıştı. Hernekadar gideceğimiz yönleri haritadan inceleyerek beynime kazısamda, harita ve gps kullansakta yoğun bir siste hiçbiri işe yaramayacaktı. Birkaç saatlik inişli-çıkışlı sis içerisinde yürüyüşle Kavran Gediğine ulaşmayı başardık. Kavran gediğinden sonra patika Palovit Vadisinin sağ yamacının üstünden devam ediyor. Haritada Kavran Vadisine geçit görünmüyor fakat ilerlerde bir yerde geçtiğini biliyoruz. İşi şansa bırakmamak için bir eşikten dik bir inişle Kavran Vadisinini yukarı Buzul çanağındaki buzultaş labirentine indik. Derebaşı gölü yakınımızdaydı ve gölden sonra buzultaşlar bitecek ve yürüyüş rahatlaşacaktı. Fakat yağmurda yağınca taşlar kayganlaştı ve buzultaş labirentini aşana kadar epey yorulduk. Sonrası malum:) dağın kuzeyine geçersinizde yağmur ve sis olmazmı? Akşam saat 6 civarı Yukarı Kavran Yaylasına ulaştığımızda sırılsıklam olmuştuk.
Pub-Lik Cafe’de sobanın çevresini parselleyerek kuruyana kadar birkaç saat oturduk. Tereyağda kızartılan alabalıklar ve muhlamayla aç bedenlerimizi doyurduk. Kavran, Kavrun veya Kavron’da yazın horon sorulmazmış? Gece 10:30 da cafenin içindeki masa ve sandalyeler dışarı alındı. Sonra horon düzeni ve horon:) 12 ye kadar sürdü ve çadırlarımıza geçtik, bazı arkadaşlarımızda pansiyona yerleştiler. Gece boyu silah sesleri, gece 12 den sonra Ayder Yaylasından gelen insanlar ve sabah 4lere kadar süren horon:)




8. Gün-18 Ağustos 2007 Cumartesi:

Öğleden sonra 3 e kadar yaylada zaman geçirdik. Ayderden gelen aracımızla tekrar 8 gün önce faaliyete başladığımız Ayder yaylasına indik. Köksal Pansiyona yerleştikten sonra ilk işimiz cümbür cemaat Ayder Kaplıcasına gitmek oldu. Faaliyetin yorgunluğu ve pisliğini ancak Kaplıca temizleyebilirdi:) güzel bir kaplıca keyfinden sonra dinlenmeye çekildik.

9. Gün-19 Ağustos 2007 Pazar:

Faaliyet bitmişti ve sabah erkenden uçakla dönecek arkadaşlar Ayderden ayrılmışlar. 2 arkadaşımız izmir Şubenin Kaçkar faaliyetine katılmak için Trabzona gittiler. Geriye kalan 8 kişi öğlen Pazar ilçesine indik ve Pazartesi sabahı Ankara’ya ulaştık.
Cihanla planladığımız Altıparmak ve Bulut Dağları tırmanışlarını çeşitli nedenlerle erteledik. Son aldığımız haberlere göre ertelemekle doğru kararı vermişiz çünkü biz döndükten sonra hava gittikçe bozmuş.

Güzel bir faaliyeti başarılı bir şekilde bitirmenin rahatlığıyla evlerimize döndük ve bir sonraki faaliyeti planlamaya başladık bile. Faaliyet boyunca Faaliyetin sorumluluğunun ağırlığını paylaşan hocamız T. Cihan Dabakoğlu ve başkanımız Abdullah Koç’a teşekkür ediyorum. Ayrıca 9 gün boyunca harika bir uyum gösteren ekip arkadaşlarıma gösterdikleri anlayış için teşekkür ediyorum.




Önemli Telefonlar:

Kavrun Şoförü-Ahmet Aydoğdu: 0535 687 53 23 begin_of_the_skype_highlighting              0535 687 53 23      end_of_the_skype_highlighting
Köksal Pansiyon(Ayder Yaylası)- Köksal Yenel: 0537 212 88 08 begin_of_the_skype_highlighting              0537 212 88 08      end_of_the_skype_highlighting, 0464 657 21 67 begin_of_the_skype_highlighting              0464 657 21 67      end_of_the_skype_highlighting
Barhal Muhtarı-Minibüsçü(Barhal Köyü)-Ahmet Bıçakçı: 0535 402 5360 begin_of_the_skype_highlighting              0535 402 5360      end_of_the_skype_highlighting, 0466 826 21 79 begin_of_the_skype_highlighting              0466 826 21 79      end_of_the_skype_highlighting

Son DüzenlenmeCumartesi, 29 Ekim 2011 20:54

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.



Anti-spam: complete the taskJoomla CAPTCHA
yukarı çık

hakkımızda

  • Pandül Neden Var
  • Web Destek Projesi
  • Site Haritası
  • Fotoğraf Galerileri
  • Reklam
  • Grafik Malzemeleri

Üye Giriş yada Kayıt Ol

Our website is protected by DMC Firewall!